top of page
  • Facebook
  • LinkedIn
  • Twitter
  • Pinterest

Koruyucu Ebeveynlerin Kaygılı Çocukları


Ebeveynler, çocuklarını korumak ister; bu, sevginin en doğal halidir. Hiçbir anne baba çocuğunun üzülmesini, zorlanmasını ya da başarısız olmasını istemez. Ancak bazen, tam da bu iyi niyetli çabalar, çocuğun kendi gücünü keşfetmesini engelleyebilir. Korumak isterken kısıtlamak, yardım etmek isterken özgüveni zedelemek mümkündür. İşte bu noktada, “koruyucu ebeveynlik” dediğimiz yaklaşım fark edilmeden çocuktaki kaygının temellerini atabilir.

Koruyucu ebeveyn, çocuğunun önündeki taşları toplayan, düşmesine fırsat vermeyen ebeveyndir. “Ben senin yerine yaparım, sen üzülme.” “Buna sen karışma, yanlış olur. Okulda biri seni üzerse ben konuşurum.” gibi cümleler sevgi dolu görünür fakat çocuğun içinde sessizce “Ben tek başıma yapamam.” inancını büyütür. Zamanla bu inanç, çocuğun kendi becerilerine güvenmemesine, sosyal ortamlarda çekingenleşmesine neden olabilir.

Sosyal kaygı çoğu zaman dış dünyanın yargılarından değil, kişinin kendi yetersizlik algısından beslenir. Çocuk “Başkaları beni beğenmez, "Yanlış yaparsam rezil olurum.” diye düşünür. Sunum yaparken yüzü kızarır, sınıfta söz almaktan kaçınır, arkadaş grubuna dahil olmakta zorlanır. Hiçbir çocuk bu kaygıyla doğmaz; bunu yaşantılarıyla öğrenir. Ve çoğu zaman bu öğrenme, iyi niyetli ama fazla koruyucu bir ebeveynin kollarında gerçekleşir.

Elbette hiçbir ebeveynin niyeti kötü değildir. Ancak korumak ile çocuğun yaşamla bağ kurmasına izin vermek arasında ince bir çizgi vardır. Çocuğun becerileri yalnızca sevgiyle değil; deneyimle, hata yapma özgürlüğüyle gelişir. Bir çocuğun özgüveni, onun yerine atılan adımlarla değil, kendi attığı küçük adımların sonucunda oluşur. Düşmesine izin verilmeyen bir çocuk, ayağa kalkmayı da öğrenemez. Bazen ebeveynin yapabileceği en destekleyici şey, bir adım geri çekilip çocuğunun sürecine güvenmektir.


Ne yapılabilir, artık çok mu geç?

Ebeveyn, çocuğun yanında ama yerine geçmeden durmayı öğrenebilir. Düşmesini engellemek yerine, düştüğünde yanında olacağını hissettirmek yeterlidir. Onun yerine konuşmak yerine, ne düşündüğünü merak etmek; onun adına karar vermek yerine, seçenekleri birlikte değerlendirmek hem güven duygusunu hem de bağımsızlığı besler. Fazla korumak bazen en büyük zararı verir.

Çocuğunuzun özgüveni sizin onun yerine attığınız adımlarla değil, kendi deneyimleriyle güçlenir. Onun yerine konuşmayın; dinleyin. Onun yerine karar vermeyin; birlikte düşünün. Ve en önemlisi, mükemmel olmasına değil, insan olmasına izin verin.

Bazen ebeveynler zaman zaman “Artık çok geç, keşke daha önce fark etseydik, şimdi davranışımızı değiştirmenin bir etkisi olacağını düşünmüyoruz” diyebiliyor. Oysa çocukla ilişki söz konusu olduğunda hiçbir şey için geç değildir. Anlamaya yönelmek, her yaşta ilişkiyi dönüştürebilir. Küçük farkındalıklar, büyük değişimlerin başlangıcı olabilir. Gerçek değişim, tam da şimdi başlar.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Nasıl Mutlu Olunur?

"Nasılsın?" sorusuna verilen o otomatik "İyiyim" cevabının ardındaki görünmez boşluk, belki de modern psikolojinin en büyük çalışma alanını oluşturuyor. Bugün, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar

 
 
 
Özgüven Kasımızı Geliştirmek

Bugün, neredeyse herkesin yanlış anladığı, ulaşılmaz bir hedef gibi görülen bir konudan bahsedeceğiz: Özgüven. Siz de etrafınızda girdiği ortamı anında etkisi altına alan, hayır demekte zorlanmayan, h

 
 
 
Dijital Dünyada Kaybolmak

Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde son yıllarda sıkça duyduğum bir cümle var: “Sadece bir el daha oynayıp kapatacaktım ama sabahı ettim.” Online oyunlar, eğlencenin ötesine geçerek birçok birey için

 
 
 

Yorumlar


© 2035 by Amelia Banks. Powered and secured by Wix

bottom of page