top of page
  • Facebook
  • LinkedIn
  • Twitter
  • Pinterest

Tanrı Kompleksinin Psikolojik Açıdan Ele Alınması


Tanrı kompleksi psikiyatride resmi bir tanı değildir. Ancak psikoloji alanında, kişinin kendisini sınırsız güç, yanılmazlık ve mutlak kontrol sahibi görmesiyle bağlantılı bir düşünce ve davranış örüntüsü olarak ele alınır. Çoğumuzun zihninde, tanrı kompleksi denildiğinde, her şeyi bilen, hiç hata yapmayan ve eleştiriyi kabul etmeyen kişiler canlanır. Bu yazıda kavramı, psikoloji literatüründeki üç önemli isim üzerinden incelemek istiyorum: Freud, Adler ve Jung.


Freud: Çocukluk Fantezisinden Yetişkinliğe

Freud’a göre hepimiz çocuklukta bir dönemden geçeriz. Çocuk, dünyadaki olayların kendi isteğiyle şekillendiğine inanır. Örneğin “Ben ağladığım için yağmur yağdı.” gibi büyüsel inançlar, bu dönemin tipik örneklerindendir. Normalde bu inançlar zamanla gerçeklikle sınanır ve kaybolur.

Ancak bazı yetişkinler, özellikle narsistik yapıya sahip olanlar, bu çocukluk fantezilerini geride bırakmaz. Onlar için eleştiri kabul edilemez, hata yapma ihtimali yoktur. Çocukluktaki “her şey bana bağlı” inancı, yetişkinlikte yeniden ortaya çıkar. Freud’a göre narsistik kişiliklerde bu ilkel düşünce yeniden canlanır ve kişi kendisini sınırsız bir otorite gibi görmeye başlar (Freud, 1914).


Adler: Aşağılık Duygusundan Üstünlük Kompleksine

Adler ise meseleyi farklı bir açıdan ele alır. Ona göre insanın en temel motivasyonu haz değil, üstünlük arayışıdır. Hepimiz bir noktada yetersiz, eksik ya da küçük hissederiz. Adler buna “aşağılık duygusu” der. Sağlıklı olan, bu duyguyu aşmak için çaba göstermektir: öğrenmek, üretmek, başarmak.

Fakat bazen bu süreç sağlıksız bir yöne evrilir. Kişi, eksiklik hissini telafi etmek için kendisini başkalarının üzerinde konumlandırır; adeta tanrı benzeri bir üstünlük fantezisine kapılır. Adler’e göre bu durum, aslında kişinin derinlerde taşıdığı değersizlik ve kırılganlık duygusunu maskelemek için geliştirdiği bir zırhtır (Adler, 1927).


Jung: Tanrı Arketipi ile Bağdaşım

Jung’un yaklaşımı daha farklıdır. Ona göre hepimizin bilinçdışında, atalarımızdan miras kalan arketipler bulunur. Melek, iyiliği ve saflığı simgeler. Şeytan ise genellikle ayartıcı, karanlık, yıkıcı güçleri olan bir imgedir. Şeytan ve melek deyince aşağı yukarı buna benzer figürler oluşur kafamızda. Arketipleri en yalın haliyle bu şekilde ifade edebiliriz. Bu arketiplerden biri de tanrı arketipidir. Tanrı arketipi, sınırsız güç, bilgelik ve kontrol imgesini temsil eder.

İnsan bu arketiple özdeşleştiğinde, kendisini evrensel doğruların taşıyıcısı gibi görmeye başlar. Ancak bu bağdaşımın tehlikeli yanı vardır: kişi kendi kusurlarını görmezden gelir veya inkar eder. Böyle bir kişi, başkalarını küçümseyebilir, baskıcı ve otoriter tavırlar sergileyebilir. Jung’a göre bu noktada tanrı kompleksi kişisel bir mesele olmaktan çıkar ve toplumsal ilişkileri bozmaya başlar (Jung, 1959).

Tanrı kompleksi taşıyan birinin her zaman özgüveni yüksek biri olduğunu düşünürüz. Oysa çoğu zaman tam tersi geçerlidir. Derinlerde güçlü bir güvensizlik, kırılganlık ve değersizlik hissi vardır. Freud, Adler ve Jung’un farklı açılardan işaret ettiği ortak nokta şudur: “Tanrı gibi hissetmek” çoğu zaman insan olmanın kırılganlığını kabul edememektir.

Kaynakça

  • Adler, A. (1927). İnsan Doğasını Anlamak

  • Freud, S. (1914). Narsisizm Üzerine

  • Jung, C. G. (1959). Arketipler ve Kolektif Bilinçdışı

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Nasıl Mutlu Olunur?

"Nasılsın?" sorusuna verilen o otomatik "İyiyim" cevabının ardındaki görünmez boşluk, belki de modern psikolojinin en büyük çalışma alanını oluşturuyor. Bugün, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar

 
 
 
Özgüven Kasımızı Geliştirmek

Bugün, neredeyse herkesin yanlış anladığı, ulaşılmaz bir hedef gibi görülen bir konudan bahsedeceğiz: Özgüven. Siz de etrafınızda girdiği ortamı anında etkisi altına alan, hayır demekte zorlanmayan, h

 
 
 
Dijital Dünyada Kaybolmak

Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde son yıllarda sıkça duyduğum bir cümle var: “Sadece bir el daha oynayıp kapatacaktım ama sabahı ettim.” Online oyunlar, eğlencenin ötesine geçerek birçok birey için

 
 
 

Yorumlar


© 2035 by Amelia Banks. Powered and secured by Wix

bottom of page